Karar vermeden önce iletişimin tutarlı olup olmadığını, sorularınızın yanıtlanıp yanıtlanmadığını ve üzerinde anlaşılan sınırların korunup korunmadığını gözden geçirin. İçinizde belirgin bir huzursuzluk varsa bunu görmezden gelmek yerine süreci ertelemek veya sonlandırmak daha doğru olabilir. Uygun seçim, yalnızca karşı tarafın özellikleriyle değil, sizin rahatlık düzeyinizle de ilgilidir.
Önceden konuşulan plan, görüşme sırasında herkesin kendini aynı şekilde hissetmesini garanti etmez. Bu nedenle rıza sürekli ve karşılıklı olmalıdır; herhangi bir konuya verilen onay sonradan geri çekilebilir. Rahatsızlık, tereddüt veya fikir değişikliği ortaya çıktığında durmak ve yeniden konuşmak olağan kabul edilmelidir.
Görüşme öncesinde fiziksel yorgunluk kadar zihinsel yoğunluğu da hesaba katın. İş, yolculuk veya uykusuzluk nedeniyle dikkatiniz dağınıksa uzun ve yoğun bir program yerine daha kısa, sakin ve esnek bir plan uygun olabilir. Kendinizi olduğunuzdan daha enerjik göstermeye çalışmak, görüşme sırasında gereksiz baskı yaratabilir.
Doğru seçim, en hızlı yanıtı veren profili bulmaktan çok, beklentilerin ve sınırların karşılıklı biçimde anlaşılmasına dayanır. İletişimde açıklık, zamanlama konusunda netlik ve güvenlik tedbirleri birlikte değerlendirildiğinde karar süreci daha kontrollü ilerler.



